8 şubat 2022 halil falyalı suikasti

nowayout
silahlı saldırı sonucu Halil Falyalı ve şoförü Murat Demirtaş'ın yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma kapsamında, şüpheliler Mehmet Faysal Söylemez ve Mustafa Söylemez'in 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 12'şer yıla kadar hapis cezası, 4 şüpheli hakkında da 46 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

kaynak

çobançantası

kibris sozluk
şubat-mayıs aylarında çiçek açan, çiçekleri sapın iki yanında dizilmiş yaprakları gibi dizilen, meyveleri çobanların küçük çantalarına benzediğinden bu adla anılan tüylü gövdeli bir bitki. (capsella bursa-pastoris).




tuncer bağışkan

ad victoriam
21 Ocak 1947 tarihinde Lefkoşa Ömerge mahallesinde doğdu. çocukluk ve gençlik yılları Küçükkaymaklı'da geçti. 1972 yılında “İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya ve Klasik Arkeoloji Bölümü”nden arkeolog olarak mezun oldu.

1973 – 1975 yılları arasında İngiltere'de kaldı. 1975 yılında Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdürlüğü'nde kamu görevine başladı. Başta Kırnı, Akdeniz ve Lambusa olmak üzere Kıbrıs'ın değişik bölgelerinde kurumu adına çeşitli araştırma ve arkeolojik kazı çalışmaları gerçekleştirdi. Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Müdür Muavini, Kültür Dairesi bünyesinde oluşturulan Kültür Sanat Danışma Kurulu üyesi, Anıtlar Yüksek Kurulu Üyesi (AYK), Doğu Akdeniz Üniversitesi Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Danışma Kurulu üyesi, 1998 ile 2006 yıllarında Kültür-Sanat Kurultayı Genel Sekreteri ve 28 Haziran 2006 – Haziran 2010 tarihleri arasında Lefkoşa Türk Belediyesi Meclis Üyesi görevlerinde bulundu.

2000 yılında Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'nden emekliye ayrıldı. Halkbilim araştırmalarına 1987 yılında üyesi bulunduğu Halk Sanatları Derneği (HAS-DER) çatısı altında başladı. Araştırmalarını yağmur duası, yatırlar (şehidalar), büyü, ölüm, manevi inançlar, arkeolojik eski eserler ve Osmanlı-İslam eserleri konularında yoğunlaştırdı. Yurtiçi ve yurtdışında eski eserler ile halkbilimi konularında çeşitli konferanslar verdi, sempozyumlara bildiriler sundu. Araştırma yazılarının büyük bir bölümü 1989-1993 yılları arasında Yazı İşleri Sorumluluğunu sürdürdüğü Halkbilimi Dergisi'nde, 1990 yılında Kıbrıs Kültür-Sanat ekinde, 1999-2011 yılları arasında Avrupa/Afrika Gazetesinde, 2012 – 2016 yılları arasında Yenidüzen Adres dergisinde ve diğer dergilerde yayınlandı.

Halk Sanatları Derneği'nin düzenli olarak gerçekleştirdiği Sempozyumlara sunduğu bildirilerinin büyük bir kısmı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı'nın yayınladığı “Halkbilimi Sempozyumları II” (1997), “Halkbilimi Sempozyumları III” (2001) ve “Halkbilimi Sempozyumları IV”(2002) kitaplarında yayınlandı. “Kıbrıs Türk Halkbiliminde Ölüm” adlı ilk kitabı 1997 yılında Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından ve “Kıbrıs'ta Osmanlı-Türk Eserleri” adlı ikinci kitabı ise 2005 yılında yayımlandı. Bu kitabın genişletilmiş şekli “Ottoman, Islamic and Islamised Monuments in Cyprus” adıyla İngilizceye tercüme edilip 2009 yılında yayımlandı.

Halkbilimine sağladığı katkılardan dolayı 1994 yılında Halk Sanatları Derneği tarafından “Halkbilimi Hizmet Ödülü”ne laik görüldü. Türkçe olarak yayınlanan “Kıbrıs'ta Osmanlı-Türk Eserleri” adlı kitabı ve diğer inceleme - araştırma yayınlarından dolayı 26 Temmuz 2006 tarihinde Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) tarafından “Green Olive Özel Turizm Ödülü”ne layık görüldü.1982 yılından itibaren gerçekleştirdiği araştırma yayınları ile “Ottoman, Islamic and Islamised Monuments in Cyprus” adlı kitabı nedeniyle 2016 yılında Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Ali Nesim Edebiyat Ödülleri kapsamında “Araştırma Ödülü'ne” layık görüldü.

Şevket Öznur

saint hilarion kalesi

ad victoriam
Girne'de Beşparmak dağları üzerinde kurulan üç dağ kalesinden en batıda yer alanıdır. Deniz seviyesinden 732 metre yükseklikteki bir tepeye inşa edilen St. Hilarion Kalesi'nin ziyaret edilecek bölümleri; Tanıtım Odası, Barbikan, Kiler, Atölye, Mutfak, Kraliyet Sarayı, Sarnıç, Prens John Kulesi ve Bizans Kilisesi'dir.

Buffavento ve Kantara Kaleleri gibi adanın Arap akınlarına karşı korunması amacıyla yapılan 3 dağ kalesinden biridir. Kalenin adı Hilarion adlı bir azizden gelmektedir. Kalenin adına ilk kez 1191'li yıllardaki kayıtlarda rastlanmaktadır. Bir dönem stratejik önemi olmasına karşın, daha sonraları Lüzinyan soylularının yazlık ve dinlenme yeri işlevini görmüştür. Özellikle ateşli silahların icadı ve kıyı şeritlerinin savunmasının önem kazanması ile birlikte, Kantara ve Buffavento Kaleleri gibi önemini ile işlevini yitirmiştir. Kalede üç ayrı bölüm bulunmaktadır. Ana girişi koruyan savunma yeri Bizanslılar tarafından M.S 11. yüzyılda güçlendirilmiştir. Aşağı bölüm askeri amaçlarla kullanılmaktaydı. Orta bölümde, kral sarayı, mutfak, kilise ve su deposu yer almaktadır. Yukarı Kalenin girişinde bir Lüzinyan Kapısı vardır. İki tepenin ortasında bir avlu bulunmaktadır. Soylular doğu bölümünde ikamet ederler, mutfak ve diğer gündelik odalar ise batı bölümünde yer almaktaydı. Kraliyet konutunun ikinci katında bulunan ve Gotik tarzda oyularak yapılan Kraliçe Penceresi'nden çevrenin panoramasıyla dikkat çeker. Zirvede ise Prens John Kulesi bulunmaktadır.

20 ekim 2021 akaryakıt krizi

mamur
ana bayilerin benzin istasyonlarına yakıt vermemesi ile ortaya çıkan durum.

Ana bayiler yani ALPET ve K-PET akaryakıta zam yapılmasını istiyor. bu amaçla hükümete baskı yapmak için yakıt dağıtımını durdurdu. bayiler mevcut stokları neredeyse bitirdi. olan her zamanki gibi halka oluyor. insanlar damacana ile istasyona koşarlar.

namık kemal zindanı

ganca
Namık Kemal Meydanı'nın batısındaki Venedik Sarayı'nın avlusunda yer alan, dikdörtgen planlı ve iki katlı bir yapıdır. Tek olan hücrenin kapısı Venedik Sarayı'nın avlusuna açılmaktadır. Üst kattaki dikdörtgen planlı odanın önünde bir sahın bulunmaktadır. Namık Kemal, "Vatan yahut Silistre" oyununun 9 Nisan 1873 tarihinde İstanbul Gedik Paşa tiyatrosunda oynanmasından sonra 5 Nisan 1873 tarihinde Kıbrıs'a sürülmüştü. Önceleri alt kattaki zindana kapatılan şair, bir süre sonra Kıbrıs Mutasarrıfı Veyis Paşa'nın izni ile üst kata çıkarıldı. 3 Haziran 1876 tarihinde de V. Murat tarafından affedilerek İstanbul'a geri döndü. Namık Kemal zindanı ve Müzesi'nin restorasyon ve çevre düzenleme çalışmaları 1993 yılında Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Rölöve ve Restorasyon Şubesi tarafından gerçekleştirilerek ziyarete açıldı.


neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol